Nars Sculpting Multiple Duo: Copacabana/Sidari Beach


Ağustos ayında yurt dışı alışverişimde aldığım parçalardan biri de Nars'ın Sculpting Multiple Duo adında, çift uçlu, bir ucu stick aydınlatıcı bir ucu stick bronzer olan bu ürünü oldu. Nars'ın Sephora'ya özel ürettiği bu ürünü tahmin edebileceğiniz gibi sadece Sephora mağazalarında bulabiliyoruz. Türkiye Sephoralarında bulunuyor mu emin olmasam da, mutlaka aklınızda olması gerektiğine inanıyorum.

Ambalajı kauçuk yapılı, klasik Nars ambalajlaması, sade ve şık; dikkat edilmezse kirlenecek, üzerine parmak izleri, ürünün kendi izleri oluşacak ve temizlenmezse yapış yapış bir his bırakacaktır. Bir çoğumuz Nars ambalajlarını artık tanıdığından kendilerine itinayla yaklaşması gerekildiğini öğrenmişlerdir. Siz de bilmiyorsanız, zor değil, kolay yoldan en başında öğrenmiş oldunuz. :)

Ürünün iki kısmını da ayrı ayrı incelersek;

Sidari Beach


Sidari Beach ürünün stick formdaki Bronzer kısmı, Copacabana'yı uzun zamandır istiyor olsam da bu ürünü almamdaki en büyük etmen rengini görür görmez gözlerimin ışıldadığı Sidari Beach oldu. Beyaz tene yapay durmayacak bronzer derdim pudra bronzerlarda bitmiş olsa da, krem bronzer ayağında hala devam ediyordu. Genel olarak yine fazla, koyu, doğal durmayan, fazla kırmızı fazla kahve veya fazla turuncu, kirli bir görüntü bırakmaları gibi ufak (!) sorunları olduğundan içime ve cildime sinen bir krem bronzer'ım yoktu.

Sidari Beach oldukça açık tonuyla tam bir soluk ten bronzerı, öyle ki oldukça esmer ve siyahi tenlerde mat aydınlatıcı olarak da kullanılabilir. Soğuk alt tonlu kırmızı ya da kahvesi baskın olmayan bol sütlü bir kahve-bej olarak tanımlayabilirim.

Mat yapılı olsa da ciltte satensi bir görüntü sağlıyor, beyaz ciltte biraz boyut katmak için kontür olarak da kullanılabilir dolayısıyla. Cilde uygulanması ve dağıtılması rüya gibi! Oldukça pigmentli fakat sizi cildinizde fazla belirgin bir biçimde kalıp dakikalarca cilde yedirmekle uğraştıracak türde bir pigment değil. Cildinize uyguladıktan sonra dağıtmak için birkaç dakika opsiyon tanıyor, sürer sürmez oturup yedirilmesi güçleşen yapıdaki ürünlerden değil.

Cildinize direkt olarak uygulayabiliyorsunuz, alttaki fondöteni yerinden oynatmıyor, ciltte ipek gibi kayıyor, hata düzeltmek veya ypuğunluk artırmak için ikinci üçüncü katı geçseniz de homojen ve ciltle bütünleşmiş duruşunu koruyor ve uyguladıktan sonra da gün boyunca yerinden kıpırdamıyor! Ürünü parmaklarınızla da, fırçayla da süngerle de yayabiliyorsunuz, oldukça kullanıcı dostu bu konuda; ürünü cilde yedirirken hafifçe pudralaştığını hissediyorsunuz; fakat görünüm ediğim gibi satensi bir bitişle cildinize tutunuyor, bu pudralaşma ise ürünün kalıcılık gücünü arttırıyor. Ben sabah uyguladıktan sonra akşamın geç saatlerinde makyajımı çıkartana kadar kendisini olduğu yerde görmeye devam ediyorum. Cildime tutunurken gözeneklere dolma, vurgulama, kuruluklara tutunma gibi kusurları hiç yok. Olduğundan daha pürüzsüz duruyor gibi geliyor bana.

Benim en sevdiğim makyaj malzemelerimden biri olmaya hak kazanan bir ürün oldu; içtenlikle söylüyorum ki; mümkün olduğunca tekrar tekrar alacağım, hatta kullandığım an yedeklemediğime pişman oldum diyebilirim.

Copacabana


Yıllardır merak ettiğim fakat likit formunu mu stick formunu mu alayım karar veremeyip kafamda geri plana attığım, ikili formda görünce hemen mercek altına alıp, kendisi için mercek altına aldığım ürünün bronzer rengine daha da vurulunca kavuştuğum bir aydınlatıcı Copacabana.

Buzul bir gümüş pembe renkte olan ve içinde incecik ışıltılar ve mikro simler içererek ıslak efektli bir görünüm veren bu aydınlatıcı aslında sadece soğuk alt tonlara yakışacak gibi dursa da, aslen gümüş rengi daha baskın olduğundan nötr bir renk ve dolayısıyla tüm alt ton gruplarına yakışıyor, esmer tenlerde biraz küllü duracak olsa da, buğday tenlilere yakışacağından kesinlikle eminim.

Rengini çok beğendiğim bu aydınlatıcının formülasyonu beni maalesef hayal kırıklığına uğrattı. Biraz kuru diyebileceğim bir formülasyon olmuş, ciltte ipek gibi kaymıyor biraz friksiyon hissediyorsunuz, buna bağlı olarak alttaki fondöteni yerinden oynatıyor ve bulanık, heterojen bir görünüm oluyor. Elmacık kemiğinizde ürünün belirginliğini arttırmak için birkaç kez geçtiğinizde ürün topaklanmaya başlıyor, ve parça parça bir görüntüye sebep oluyor.

Tabii ki bir makeup junkie'nin dünyasında çareler tükenmiyor. Katı yapılı krem aydınlatıcılarda, ya da sadece krem aydınlatıcınızın kör ediciliğini arttırmak için de kullanılan bir yöntem olan bir iki damla yağ damlatıp uygulama yapmak yukarıdaki problemlerin hepsini çözdü. Formülasyonun kuruluğunu aldığı için kolayca ve homojen olarak uygulanıp toplanmıyor, alttaki fondöteni yerinden oynatmıyor.

Pigmentasyon olarak bana çok ortalama geldi, cildime uyguladığımda oldukça doğal durdu, belirginliğini artırmak için 3 kat uyguladım fakat o zaman da elde ettiğim görünüm oldukça doğal oldu. Bu sebeple günlük olarak kullanmak için uygun olsa da, benim maksimum kişiliğime fazla naif kaldı; keşke daha yoğun yapılı olsaydı da istediğim makyaj tipine göre hafif veya yoğun uygulama lüksü bana kalsaydı.

Formülasyonun kuruluk ve parça parça durma problemini yağ ile hallettikten sonra da ürünü en çok ufak ıslak süngerlerle uygulamayı sevdim; ürünü direkt uygulamaktan daha iyi ve başarılı bir bitiş elde ettim.
Aydınlatıcının şakağa doğru hafif topaklandığını görebilirsiniz.
Burada ilk kullanışım, yağ ile desteklemeden, stick'in direkt yüzüme uygulanmış hali.

Kalıcılık olarak da çok yüksek bir performans sergilemiyor, 5 saat sonra yüzünüzde stick'in krem kısmı uçmuş, ışıltıları kalmış oluyor. Fotoğraflarda hala bir yansıma elde edecek olsanız da gerçek hayatta maalesef böyle bir görüntü çizmeyecek. Üzerine pudra formunda bir aydınlatıcıyla ömrünü ve ışıltısını artırabiliyorsunuz, uygulamayı ise hafif elle ve fan fırça veya yine nemli bir süngerle yaparak toz-krem ürünlerin ciltte katman katman durmasını engelleyebilirsiniz.

Tekli satılan orijinal halinde de benzer yapı problemi var mı bilemesem de, elimdeki bittikten sonra özellikle gidip satın almam. Hatta Sidari Beach tekli satılırsa yoluma onunla devam ederim. Daha az fiyata çok daha başarılı formülasyona sahip bir çok aydınlatıcı varken, tek başına alma ihtiyacı duyacağımı sanmıyorum.

Sculpting Multiple Duo, her iki ucunda 6.8 gr ürün ile toplamda 13.6 gr ürün içeriyor. Boyutuyla çantanıza ve seyahatlerinize almak için ideal bir boyutta olan bu ürünü hem pratikliği hem de bronzer'ının başarısı dolayısıyla çok sevdim. Amerika ve Avrupadaki ve bir ihtimal belki ülkemizdeki Sephoralarda satılan ürünün Avrupa fiyatı 30€, ben şansıma %30 indirimde denk gelmiştim.

Bu tür pratik bir ikili arıyorsanız, Copacabana/ Sidari Beach ikilisi dışında, buğday ve esmer tenlere hitap edecek Hot Sand/Laguna ve Playa Flamenco/Oahu ikilileri de mevcut, onlara göz atmanızı ısrarla öneririm.

1 Ürün 2 Yorum: Urban Decay Naked Skin Concealer- Fair Neutral


Merhaba..

Kapatıcı arayışı hiç bitmeyen biri olarak, kullandığım kapatıcıların ya yapısı ya rengiyle sorun yaşamaktan bayadır mustaribim. Bugün bahsedeceğim Urban Decay Naked Skin kapatıcı, insanların “hayatımın kapatıcısı” haykırışları dolayısıyla çok merak ettiğim, en sonunda Zeynuş'um sayesinde deneme fırsatı bulduğum bir ürün...

Urban Decay Naked Skin kapatıcı; ciltteki tüm kusurları kapatmayı, hafif formülü ile cilde yarı mat ve aydınlık bir görüntü vermeyi vadediyor. Üst üste uygulamalarda bile, çizgilere dolmayacağını ve ikinci bir ten gibi doğal görüneceğini iddia ediyor. Bunların yanı sıra; içerdiği peptitlerle kırışıklıkları önlemeyi, yeşil çayla kırışıklıkların görünümünü azaltmayı ve cildi canlandırmayı, hyalüranik asit ile de cildi nemli tutmayı hedefliyor.


Toplamda 14 renk seçeneğine sahip olan Naked kapatıcının bendeki rengi, fair.neutral.. Sarı alt tonlu ve oldukça açık bir renk olan fair neutral, benim ten rengimle birebir uyumlu... Urban Decay'in vadettiği gibi yapısı incecik ve cilt üzerinde ağırlık yapmıyor.

Benim genellikle göz altlarımda kullandığım Urban Decay Naked Skin kapatıcı, bana sorarsanız tek katta azdan ortaya bir örtücülüğe sahip... Markanın iddia ettiği gibi tüm kusurları kapatmıyor. Üst üste uygulayarak kapatıcılığını arttırabilirsiniz ancak, ben bu ürünün tam kapatıcılığa ulaşacağını zannetmiyorum. Ben senelerdir yaptığım gibi, öncesinde göz altlarımı correctorımla nötürlüyorum; ardından aydınlık bir görünüm için Naked kapatıcıyı uyguluyorum.

Dürüst olmam gerekirse, herkesin ölüp bittiği bu kapatıcıdan beklentim gerçekten çok büyüktü. Kullanan herkes hayatının kapatıcısını bulduysa, demek ki ben de bulabilirim, diye düşünmüştüm. En kötü ihtimalle iyi performansa sahip bir kapatıcı bekliyordum. Ancak, Zeynep bana Naked kapatıcıya bütçe ayırmamamı, kendisininkini bana vereceğini çünkü, üründen beklediğini bulamadığını söylediğinde gerçekten çok şaşırdım.

Benim göz çevrem kuru, göz altı morluklarım var ve hassas... Kapatıcılardan beklentim morluklarımı kapatmaları değil elbette, bunun için correctorlar var. Cildimde düzgün görünecek ve göz altlarımı aydınlatacak bir kapatıcı benim için yeterli oluyorUrban Decay Naked Skin fair neutral rengi, göz altlarımı aydınlatıyor ancak, bende gerçekten çok kuru görünüyor. 

Öncesinde göz çevremi normalden de fazla nemlendirmem gerekiyor. Ürünü parmaklarımla yaymam mümkün değil, elimdeki hiç bir kapatıcı fırçasıyla da tam manasıyla anlaşamıyor. Homojen yayılmıyor ve pütür pütür, bir garip duruyor. Ben kullanmak için, en iyi yöntemi; kapatıcıyı aplikatörüyle tek hamlede yayıp, oldukça nemli bir süngerle tampon hareketlerle göz çevreme yedirmekte buldum. Bu şekilde de, sünger çok fazla ürün emdiğinden, geriye ne kadar kapatıcı kalıyor emin değilim. Yine de, makyajımı bir nebze daha iyi gösterdiğini söyleyebilirim.

Yarı mat bitişli olan Urban Decay Naked Skin kapatıcı, silikon içeriyor; içeriğindeki peptitler ve hyalüronik asitse listenin son sıralarında. Zaten bir makyaj malzemesinden kırışıklık bakımı beklemenin ütopik olduğunu düşünüyorum. Paraben, bht içermiyor.

5 ml, metal kapaklı, şeffaf ve şık tasarımlı bir tüpte satılan Naked kapatıcı, açıldıktan sonra 9 ay kullanım ömrüne sahip... İnce sayılabilecek, düz formda sünger aplikatörü gayet yeterli ürün alıyor. Tek seferde iki göz altıma da yeterli ürün uygulayabiliyorum. Kalıcılığı ise, bende oldukça başarılı, tüm mesai gününü kurtarıyor, kaybolup gitmiyor. Gün içerisinde ekstradan toplanma yapmıyor.

Benim gibi kuru ciltlilerden çok, karma-yağlı cilt tipinde olanların çok daha iyi anlaşabileceğini düşündüğüm Urban Decay Naked Skin kapatıcıya Urban Decay mağaza ve online satış sitesinden, Sephoralardan ulaşabilirsiniz.


Sevgili Zeynuşuma bu kapatıcıyı bana deneme şansı verdiği için ve beni bu harika blogda konuk ettiği için çok teşekkür ediyorum. Hevesle ve keyifle başladığım blog yazma serüvenimde; özellikle bu aralar bırakma noktasına daha da fazla yaklaşmışken, insanlardan git gide daha da soğurken, bana kalan tek kazancın burada tanıdığım bir-iki kişi olduğunu hatırlayıp şükrediyorum. Zeynep'le tanışmasaydık, hayatımda ciddi bir eksiklik kalacaktı ve bloglarımız buna aracı oldu. Eminim ki, daha çok blog yazısında da bir araya geleceğiz.
Bugün, Glamsight'da beni okuduysanız; Zeynep'in Urban Decay Naked Skin yorumları için de sizi Kırmızı Rujlu Blog'a bekliyorum. Zeynep'in harika yazısına buradan ulaşabilirsiniz.

Sevgilerimle...
Blana. 

Ben de blogumuza konuk olduğu, bilgilendirici yazılarını blogumuzda da paylaştığı ve en önemlisi güzel dostluğu, günlük hayatımda günümü güzelleştiren, gülümseten varlığı için çok teşekkür ediyor, birlikte çalışmalarımızın, dostluğumuzun devamını diliyorum.
Zeynep

Mac x Nicki Minaj Nude Ruj Koleksiyonu - Among the Fireflies




Merhaba!
Eylül ayında mağazalarda ve online sitesinde yerini alan Mac'in Nicki Minaj işbirliğiyle çıkarttığı Nude ruj koleksiyonundan aldığım ikinci ruj Among the Fireflies oldu.

Among the Fireflies, Mac'in sitesinde açık Mocha rengi olarak tarif edilmiş. Ben de bu nitelemeye katılıyorum. Nötr alt tonu ve sonbahara çok yakışan rengiyle tüm alt tonlara ve ten renklerine hitap edecek, her ortama ve makyaja uygun olabilecek bir renk yaratmışlar.

Cremesheen bitişe sahip bu ruj, adından da çıkartılabileceği gibi oldukça kremsi ve hafif ıslak duran bir parlaklığa sahip. 
Mat rujdan başka bir bitişe fazla yanaşmayan beni bile rahatsız etmiyor. Üstelik biraz daha mat dursun isterseniz ince bir peçeteyi dudaklarınıza bastırabilirsiniz. Renginden, pigmentasyonundan bir şey kaybetmiyor kesinlikle. Kremsi yapısıyla dudaklarınızdaki kurulukları vurgulamazken, nemli hissettiriyor. Ruj dudaktan silinirken kurumuş hissi yaşatmıyor. 

Among the Fireflies'ın pigmentasyonu çok başarılı, tek hamlede rengini dudağa opak olarak veriyor, yapısı cremesheen sınıfında olsa da o klasmandan denediğim Mac rujlara göre daha tok, ama hala dudakta yağ gibi kayıyor. Bu türde bazı rujları dudağa uygularken hakim olmak daha zor olabiliyor ve dudak çizgisinde taşma, düzgün çizgi edememe gibi sıkıntılar yaşanabiliyor olsa da bu ruju uygularken böyle bir problemle karşılaşmadım. Hatta diyebilirim ki dudak çizgimde bir çok rujda elde edemediğim net bir çizgi elde ettim; ki dudak kenarlarımda pigmentasyon kaybı varken bu benim için oldukça ender yaşanan bir durum.

Kalıcılık olarak, kremsi yapısına rağmen bence güzel bir kalıcılığı var, yemek yemezseniz oldukça yavaş siliniyor diyebilirim, zira bir şeyler içerken çabuk transfer olmuyor dudaktan sökülmüyor. Yemek yedikten sonra da homojen siliniyor ve doğal tonlarda bir ruj olduğundan silinmiş hali çirkin bir görüntü yaratmıyor. Sürdükten sonra aklınızın kalıp kontrol etme ihtiyacı duymayacağınız bir renk diyebilirim gönül rahatlığıyla.

Ben koyu göz makyajlarıyla da, bir maskara sürüp çıkacağım makyajlara da çok yakıştırıyorum Among the Fireflies'ı. İsmi ise beni gülümseten, güzel bir detay olmuş. 

Bu seride çıkan rujlar sınırlı üretim olduğundan, bir çoğuna daha sonradan erişme şansımız olmayacak. Aklınıza kalan, kendinize yakıştırdığınız bir renk varsa ertelememekte fayda var. 
Rujları 69 TL'ye satılan bu koleksiyonu mağazalarda ve online sitesinde bulabilirsiniz. 

Rujun performansını farklı gözden okumak ve farklı bir tende duruşunu görmek isterseniz Buraya,
Koleksiyonun en popüler renkleri Mmmmmm ve Baby's All Right'ı merak ediyorsanız; isimlerine tıklamanız yeterli.

Sevgiler!
Zeynuş